Kül Tigin Yazıtı

Kül Tigin Yazıtı

Güney Yüzü

(G 1) İlahî göğün yarattığı Türk Bilge Kağan, bu devirde tahta çıktım. Sözlerimin tamamını dinleyin, özellikle küçük erkek kardeşlerim, çocuklarım, birleşik soyum, halkım, güneyde Şadlar, kuzeyde tarkanlar, beyler, Otuz ...

(G 2) Otuz Tatar halkı ... ... ... Dokuz Oğuz Beyleri ve halkı, bu sözümü iyice işitin, sıkıca dinleyin! Doğuda güneşin doğduğu yere, güneyde aydınlığın ortasına, batıda güneşin battığı yere, kuzeyde karanlığın ortasına kadar, bu sınırların içerisindeki halkın tamamı bana bağlıdır. Bu kadar halkın

(G 3) tamamını düzene soktum. Şimdi onların endişesi yok. Türk Kağanı Ötüken dağlarında hüküm sürerse ülkede sıkıntı çıkmaz. Doğuda Şantung ovasına kadar sefer ettim. Denize bir kez bile varmadım. Güneye doğru Dokuz Ersinlere kadar sefer ettim. Tibet’e bir kez bile varmadım. Batıda Sır Derya’yı

(G 4) geçip Temir Kapıg’a kadar sefer ettim. Kuzeyde Yer Bayırkuların topraklarına kadar sefer ettim. Bu kadar yere sefer ettirdim. Ötüken dağlarından daha iyisi kesinlikle yokmuş. Ülke kurulacak topraklar Ötüken dağlarıymış. Burada hüküm sürüp Çin halkıyla

(G 5) ilişkileri düzelttim. Çinliler altını, gümüşü, ipeği, ipeklileri sıkıntısız öylelikle verirler. Çin halkının sözleri tatlı, ipeklileri yumuşakmış. Tatlı sözle, yumuşak ipeklilerle kandırıp uzaktaki halkları bu şekilde kendilerine yaklaştırırlarmış. Yakına yerleştikten sonra da gereken kötülüğü orada düşünürlermiş.

(G 6) Bilgili ve yiğit insanları ilerletmezlermiş. Bir kişi suç işlerse bütün kavmini, halkını, akrabalarına varıncaya kadar öldürmezlermiş. Tatlı sözlerine, yumuşak ipeklilerine kanıp Türk halkından bir çoğunuz öldünüz. Türk halkı, mutlaka öleceksin! Güneye Çugay dağlarına, Tögültün

(G 7) ovasına yerleşeyim dersen, Türk halkı, mutlaka öleceksin. Kötü insanlar şöylece akıl verirlermiş: “Uzakta isen Çinliler ipeklinin kötüsünü verirler, yakındaysan ipeklinin iyisini verirler” diye öğretirlermiş. Cahil insanlar, bu sözleri ciddiye alıp yakınlaştığınızda çoğunuz öldünüz.

(G 8) Oralara gidersen, Türk halkı mutlaka öleceksin. Ötüken topraklarında yaşayıp sağa-sola kervanlar gönderirsen hiç sıkıntıya düşmeyeceksin. Ötüken dağlarında yaşarsan kurduğun ülke sonsuza değin ayakta kalacaktır. Türk halkı, toksun. Acıkacağını ya da doyacağını düşünmezsin. Bir doyarsan, tekrar acıkacağını düşünmezsin. Böyle olduğun

(G 9) için seni beslemiş olan hakanının sözlerini dikkate almayıp her yöne gittin. Oralarda tamamen yok oldun, tükendin. Geride kalanlarınız yarı ölü yarı diri her yere gidiyordunuz. Tanrı lütfettiği için, benim de talihim olduğu için kağan olarak tahta çıktım. Tahta çıktıktan sonra

(G 10) yoksul ve fakir olan halkı tümüyle bir araya getirdim. Yoksul halkı zengin ettim, az olan halkı çoğalttım. Acaba bu sözümde yalan var mı? Türk Beyleri, halkı bunu dinleyin: Türk halkını derleyip ülke kuracağınızı buraya kazıdım, hata edip öleceğinizi de

(G 11) buraya kazıdım. Söyleyecek ne sözüm varsa bengi taşa kazıdım. Buna bakarak anlayın. Şu anki Türk halkı, beyleri, halihazırdaki beyler, sizler mi yanılacaksınız? Ben bengi taş diktim. Çin hakanından sanatçı getirttim, nakşettirdim. Çin hakanı benim sözümü kırmadı,

(G 12) sarayındaki has sanatçısını yolladı. Ona muazzam bir anıtkabir yaptırdım. İçini dışını muhteşem şekilde süslettim, taşlar yonturttum, aklımdaki sözleri yazdırttım. ... On Okların oğullarına, yabancılarına varıncaya kadar bunu görüp anlayın. Bengi taş

(G 13) kazıttım. ... ulaşılabilir yerde ise, böylesi ulaşılabilir bir yerde bengi taş kazıttım, yazdırdım. Buna bakıp böylece öğrenin. O taşı anıtkabri kazdırdım, yaptırdım. Bu yazıyı yazan yeğeni Yollug Tegin.

Doğu Yüzü

(D 1) Yukarıda mavi gök, aşağıda kara toprak yaratıldığında ikisinin arasında da insan oğlu yaratılmış. İnsan oğullarının da üzerine atam, dedem Bumın Kağan, İştemi Kağan tahta çıkmışlar. Tahta çıktıktan sonra Türk halkının ülkesini, yasalarını ele alıp düzenlemişler.

(D 2) O zamanlar dört taraf hep düşmanmış. Orduyu gönderip dört taraftaki halkları hep ele geçirmiş, hepsini teba haline getirmiş. Mağrurları kendisine secde ettirmiş, güçlülere önünde diz çöktürmüş. Doğuda Kadırkan dağlarına kadar, batıda Temir Kapıg geçidine kadar yerleştirmiş. Kök Türkler bu ikisinin arasındaki bölgede

(D 3) dağınık halde öylecene yaşıyorlarmış. Bilge ve yiğit bir kağanmış. Şüphesiz komutanları da bilge ve yiğitlermiş. Beyleri ve halkı birlik içerisindeymiş. Şüphesiz, ülkeyi bunun için böylece yönetmiş. Ülkeyi yönetip yasaları yapmış. Kendisi böylelikle

(D 4) vefat etmiş. Cenazeye Doğuda, güneşin doğduğu yerlerden Bükli bozkırı halkı, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtany, Tatavı ülkelerinden bunca halk yasçı, ağıtçı olarak gelmiş, ağlayıp yas tutmuş. O kadar ünlü bir kağanmış. Ondan sonra tabiî küçük kardeşi,

(D 5) oğulları kağan olmuş. Daha sonra küçük kardeşler büyük erkek kardeşleri gibi yaratılmadığı için, evlatlar babaları gibi yaratılmadığı için, bilgisiz hakanlar tahta çıktığı için, kötü hakanlar yönetime geçtiği için, komutanları da bilgisiz ve kötü oldukları için,

(D 6) beyleri ile halkı arasında kargaşa olduğu için, Çin halkı sahtekar ve hilekar olduğu için, dolandırıcı olduğu için, küçük ve büyük erkek kardeşleri birbirine düşürdüğü için, beyleri ve halkı birbirine karşı kışkırttığı için, Türk halkı ülke yaptığı toprakları elinden çıkarmış,

(D 7) hakan yaptığı hakanını kaybetmiş; beyliğe yakışır erkek evlatları Çin halkına köle, hanımefendiliğe yakışır kız evlatları cariye olmuş; Çindeki Türk beyleri Türklere özgü unvanları bırakıp Çinlilere özgü unvanları kullanarak Çin hakanına

(D 8) bağlanmışlar. Elli yıl hizmet edip çalışmış; doğuda, güneşin doğduğu yerlerde Bükli hakanına kadar sefer etmiş; doğuda Temir Kapıg’a kadar sefer etmiş; Çin hakanı için ülkelerini alıp yasalarını düzenlemiş. Türk halkı içerisindeki sıradan insanların

(D 9) tamamı şöyle düşünürmüş: “Ülkesi olan bir halktım, ülkem şimdi nerede! Kimin için ülkeler fethediyorum!” dermiş. “Hakanı olan bir halktım, kağanım nerede! Kimin Hakanına hizmet edip çalışıyorum!” dermiş. Böyle deyip Çin hakanına düşman olmuş.

(D 10) Düşman olduktan sonra kendisini örgütleyemediğinden tekrar yine bağımlı olmuş. Çinliler Türklerin bu kadar hizmet ettiğini, çalıştığını dikkate almaksızın “Türk halkını öldüreyim, soyunu kurutayım” derlermiş. Türkler yokolup gidiyorlarmış. Yukarıda Türklerin ilahî güçleri, Türklerin kutsal yer-su ruhları

(D 11) şu şekilde düzenlemişler: Belli ki Türk halkı yok olmasın diye, halk olsun diye babam Elteriş kağanı, annem Elbilge sultanı göğün tepesinden çekip yükseltmişler. Babam hakan on yedi savaşçıyla isyan etmiş. “İsyan

(D 12) başlıyor” diye haber gelince şehirdekiler de isyan etmişler. Dağdakiler de aşağı inmişler. Toplanıp yetmiş savaşçı olmuşlar. Tanrı güç verdiği için babam hakanın askerleri kurt gibiymiş, düşmanlarının askerleri de koyun gibiymiş. Doğuya ve batıya seferler edip derleyip toplamış, tamamı

(D 13) yedi yüz savaşçı olmuşlar. Ülkesiz ve hakansız kalmış olan halkı, cariye ve köle olmuş halkı, Türk geleneklerini kaybetmiş olan halkı, atalarımın, dedelerimin gelenekleri doğrultusunda yeniden oluşturmuş, eğitmiş. O anda Tölis ve Tarduş halkını düzene sokup hemen o zaman onların başına

(D 14) Yavgu ve Şad atamış. Güneyde Çin halkı düşmanmış, kuzeyde Baz hakan, Dokuz Oğuz halkı düşmanmış. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtany, Tatavı, tamamı Türklere düşmanmış. Babam hakan bu kadar ….

(D 15) Kırk yedi defa sefer edip yirmi defa cephede savaşa katılmış. Tanrının lütfuyla ülkesiz olan halkı ülke sahibi, hakansız olan halkı hakan sahibi yapmış; düşmanları teslim alıp güçlülere diz çöktürmüş, mağrurlara secde ettirmiş. Babam hakan böylelikle ülkeyi kurup

(D 16) yasaları düzenleyip sonsuzluğa uçup gitmiş. Babam hakana ilk önce Baz hakanı balbal dikmişler. Gelenekler üzere amcam hakan tahta çıkmış. Amcam hakan tahta oturup Türk halkını önceden olduğu gibi yönetmiş, beslemiş. Yoksul olan halkı zengin etmiş, az olan halkı çoğaltmış.

(D 17) Amcam hakan tahta çıktığında ben Tarduş halkının başında Şad’dım. Amcam hakanla beraber doğuda Sarı Irmak’a, Şantung ovasına kadar sefer ettik. Batıda Temir Kapıg’a kadar sefer ettik. Kögmenleri aşıp Kırgız topraklarına kadar sefer ettik.

(D 18) Tamamı yirmi beş defa sefer ettik. On üç defa savaşa katıldık. Ülkesi olanı ülkesiz, hakanı olanı hakansız bıraktık. Güçlülere diz çöktürdük, mağrurlara secde ettirdik. Türgeş hakanı müttefikimiz tebamızdı; anlayışsızlığından

(D 19) dolayı hatalarından dolayı hakanları öldü, komutanları, beyleri de öldü. On-Ok halkı sefil oldu. Atalarımızın, dedelerimizin sahip olduğu topraklar sahipsiz kalmasın diye Az halkını düzene sokup, örgütleyip halk haline getirdik … Başlarındaki

(D 20) Bars beydi. Hakan unvanını ona burada biz verdik. Küçük kız kardeşim prensesi de ona eş olarak verdik. Kendisi hata etti, bunun için de öldü. Halkı cariye, köle oldu. Kögmen toprakları sahipsiz kalmasın diye Az ve Kırgız halklarını düzene sokup örgütledik savaştık ….

(D 21) dönüp geldik. Doğuda Kadırkan dağlarını aşıp halkımızı öylece yerleştirip öylece düzeni kurduk. Batıda Kengü Tarman’a kadar Türk halkını bu şekilde yerleştirip böylece düzene soktuk. O vakitler kölelerin köleleri, cariyelerin de cariyeleri olmuştu. Küçük kardeşler ağabeyleriniz bilmez, evlatlar babalarını bilmez olmuştu.

(D 22) Bu şekilde fethettiğimiz ülkemiz, düzenlediğimiz yasalarımız vardı. Müttefikimiz Türk Oğuz beyleri ve halkı, dinleyin: yukarıda gök çökmezse, aşağıda yer delinmezse, Türk halkı, ülkeni ve yasalarını kim bozabilir ki! Türk halkı hatalarından dolayı pişman ol ve

(D 23) tövbe et! Asî yaradılışlı olduğun için seni beslemiş olan bilge hakanının refah ve huzur içerisindeki ülkesine karşı sen kendin hata ettin, nifak soktun. Öyle olmasaydı Silahlı düşmanlar nasıl ve nereden gelip sizi dağıtabilecek, mızraklı düşmanlar nereden gelip sizi yurdunuzdan sürebilecekti? Kutsal Ötüken dağları halkı, buraları bırakıp gittiniz. Doğuya gidenleriniz

(D 24) gittiniz. Batıya gidenleriniz gittiniz, sonuçta gittiğiniz yerlerde elde ettiğiniz şu olmalı: Kanınız su gibi aktı, kemikleriniz dağ gibi yığıldı; beyliğe yakışır oğullarınız köle, sultanlığa yakışır kızlarınız cariye oldular. Cehaletinizden ve fesatlığınızdan amcam hakan vefat edip gitti.

(D 25) İlk önce Kırgız hakanını balbal diktim. Açıktır ki Türk halkının adı sanı yok olmasın diye babam hakanı, annem sultanı yücelten tanrı, bizlere ülke bağışlayan tanrı, Türk halkının adı sanı yok olmasın diye şahsımı, işte o tanrı

(D 26) hakan olarak tahta oturttu. Kesinlikle refah içerisindeki bir halkın başına geçmedim. Karnı aç, sırtı açıkta olan, berbat, kötü bir haldeki halkın başına geçtim. Küçük erkek kardeşim Kül Tegin ile karar aldık. Babamız ve amcamızın meydana getirdiği halkın adı sanı yok olmasın

(D 27) diye, Türk halkı için geceleri uyumaksızın, gündüzleri oturmaksızın küçük erkek kardeşim Kül Tegin ve iki Şad ile beraber ölürcesine çabalayarak fetihler yaptım. Böylesine fetihler yapıp birleşik olan halkı ateşle su gibi zıtlaştırmadım. Ben kendim hakan olarak tahta çıkınca dört bir tarafa

(D 28) dağılmış olan halk, yarı ölü yarı diri, yayan yapıldak dönüp geldiler. Halkı besleyeyim diye kuzeyde Oğuz halkına, doğuda Kıtany, Tatavı halklarına, güneyde Çin halkına büyük bir ordu ile on iki defa sefer ettim .. savaştım. Ondan

(D 29) sonra tanrı lütfettiği için, talihim ve kısmetim olduğu için ölecek olan halkı diriltip besledim, sırtı yalın olan halkı giyimli, yoksul olan halkı zengin ettim. Az olan halkı çoğalttım. Kudretli ülkesi kudretli hakanı olandan daha iyi bir hale getirdim. Dört taraftaki

(D 30) halkı alıp kendime bağladım. Türklerin düşmanlarını yok ettim. Onların hepsi bana bağlandılar, şimdi bize hizmet ediyorlar. Bunca yasayı düzenledikten sonra küçük erkek kardeşim Kül Tegin kendisi bu şekilde vefat etti. Babam hakan vefat ettiğinde küçük erkek kardeşim Kül Tegin yedi yaşındaydı ….

(D 31) Umay gibi olan sultan annemin talihiyle küçük erkek kardeşim Kül Tegin erlik adını buldu. Daha onaltı yaşındayken amcam hakanın devleti, yasaları için bir çok fetihler yaptı. onunla Altı Çuv Soğutlara karşı sefer ettik, onları bozguna uğrattık, Çinli askerî vali Ong elli bin askerle geldi, Iduk Baş’ta savaştık.

(D 32) Kül Tegin yaya olarak boğa gibi hücum etti. Vali Ong’un kaynını silahlı halde eliyle yakalayıp hakana sundu. O orduyu orada yok ettik. Kül Tegin yirmi bir yaşına geldiğinde general Çaça ile savaştık. İlk önce Tadık Çor’un boz atına binip hücum etti. O at o hücumda

(D 33) öldü. İkinci olarak Işvara Yamtar’ın boz atına binip hücum etti. O at da o hücumda öldü. Üçüncü olarak Yeğen Silig beyin zırhlı doru atına binip hücum etti. O at da o hücumda öldü. Zırhından, kaputundan yüzden fazla okla vurdular, yüzüne ve başına birisi bile değmedi ….

(D 34) hücum ettiğini Türk beyleri hepiniz bilirsiniz. O orduyu orada yok ettik. Daha sonra Yer Bayırkuların yüce İrkin’i düşman oldu. Onun ordusunu dağıtıp Türgi Yargun gölünde bozguna uğrattık. Yüce İrkin çok az bir askerle kaçıp gitti. Kül Tegin yirmi altı

(D 35) yaşındayken Kırgızlara doğru sefer ettik. Mızrak batımı karı söküp Kögmen dağlarını aşarak yaya halde ilerleyip Kırgız halkını uykuda baskına uğrattık. Hakanları ile Songa dağlarında çarpıştık. Kül Tegin Bayırkuların ak aygırına

(D 36) binip boğa gibi hücum etti. Bir askeri okla vurdu, ikisini takip edip mızrakladı. O hücumda Bayırkuların ak aygırını uyluğundan vurup kırdılar. Kırgızların hakanını öldürdük. Ülkelerini aldık. O yıl Türgeşlere doğru Altay dağlarını

(D 37) aşıp İrtiş ırmağını geçerek ilerledik. Türgeş halkını uykuda baskına uğrattık. Hakanın ordusu Bolçu’da ateş gibi, şimşek gibi geldi. Çarpıştık. Kül Tegin alnı akıtmalı boz ata binip hücum etti. Alnı akıtmalı boz …

(D 38) ... tutturdu. İkisini kendisi yakaladı. Oradan yine içerilere dalıp Türgeş hakanının komutanı Az valisini eliyle yakaladı. Hakanlarını orada öldürdük. Ülkelerini aldık. Türgeş halkı, ahalisi bütünüyle boyunduruğumuz altına girdi. O halkı Tavar’a yerleştirdik ….

(D 39) Soğut halkını düzene sokayım diye Sır Derya’yı geçip Temir Kapıg’a kadar sefer ettik. Daha sonra Türgeş halkı, ahalisi düşman oldu. Kengeres yönünde gittiler. Bizim ordumuzun atları zayıf, yiyecekleri ise neredeyse yoktu. Kötü kişiler …

(D 40) yiğit askerler bize saldırmışlardı. Böylesi bir anla karşılaştığımıza kederlenip Kül Tegin’i az bir askerle gönderdik. Büyük bir çarpışma olmuş. Alp Şalçı kır atına binerek hücum etmiş. Türgeş halkını, ahalisini orada öldürmüş, almış, yine ilerleyip …

Kuzey Yüzü

(K 1) ... ile askerî vali Koşu ile savaşmış. Askerlerinin tamamını öldürmüş. Evini barkını, eksiksiz her şeyi alıp getirmiş. Yirmi yedi yaşında iken Karluk halkı gelişip düşman oldu. Kutsal Tamag tepesinde savaştık.

(K 2) O savaşta Kül Tegin otuz yaşına basmıştı. Alp Şalçı’nın kır atına binip boğa gibi hücuma geçti. Karlukları öldürdük, kalanlarını teslim aldık. Az halkı düşman oldu. Kara Göl’de savaştık. Kül Tegin o vakit otuz bir yaşındaydı. Alp Şalçı’nın kır

(K 3) atına binip boğa gibi hücum etti. Azların Eltever’ini yakaladı. Az halkı orada yok oldu. Amcam hakanın devleti sarsılıp halkı ve devleti iki parça olduktan sonra İzgil halkı ile savaştık. Kül Tegin Alp Şalçı’nın kır atına binip

(K 4) boğa gibi hücum etti. O at orada telef oldu. İzgil halkı öldü. Tokuz Oğuz halkı kendi halkımdı. Gökle yer arasında kargaşa çıktığı için birbirlerine düşman oldular. Bir yılda beş kez savaştık. İlk önce Togu şehrinde savaştık.

(K 5) Kül Tegin Azman kır ata binip boğa gibi hücum etti. Altı eri mızrakladı. Ordular çarpışırken de yedincisini kılıçladı. Koşulgak’ta Ediz ile savaştık. Kül Tegin, Az yağız atına binip boğa gibi hücum ederek bir askeri mızrakladı,

(K 6) dokuz askerin de etrafını kuşatıp dövdü. Ediz halkı orada öldü. Üçüncü olarak Bolçu’da Oğuzlarla savaştık. Kül Tegin, Azman kır ata binip hücum etti, mızrakladı. Ordularını mızrakladık, ülkelerini aldık. Dördüncü olarak Çuş başında savaştık. Türk

(K 7) halkı sarsıldı, kötü olacaktı. Kül Tegin çıka gelen düşman ordusunu püskürtürken Tongralardan bir grup kahraman askeri Tonga Tegin’in mateminde çevirip öldürdük. Beşinci olarak Ezgenti Kadiz’de Oğuzlarla savaştık. Kül Tegin

(K 8) Az yağız atına binip hücum etti. İki askeri mızrakladı. Çamura gömdü. O ordu orada helak oldu. Amga Korgan’da kışı geçirip bahara doğru Oğuzlara asker gönderdik. Kül Tegin’i karargahın başında durması için gönderdik. Düşman Oğuzlar ordugahı bastılar. Kül Tegin

(K 9) öksüz boz ata binip dokuz askeri mızrakladı, ordugahı teslim etmedi. Annem sultan ve analarım, ablalarım, prenseslerim; bunların dirisi cariye olacak, ölüsü de sağda-solda ortalıkta kala kalacaktı.

(K 10) Kül Tegin olmasaydı hepiniz ölecektiniz. Küçük kardeşim Kül Tegin vefat etti. Kendi kendime düşündüm. Gören gözlerim görmez, bilen bilincim bilmez gibi oldu. Kendi kendime düşündüm: “Felek emrettiğinde herkes ölecek, insanoğlu hep ölümlü yaratılmış”.

(K 11) diye düşündüm. Gözümden yaş geldiğinde gözyaşımı durdurdum, içimden haykırmak geçtiğinde ağıtımı bastırdım. Düşündüm. İyice düşündüm. “İki Şad ve küçük erkek kardeşlerim, çocuklarım, beylerim, halkım hepsinin gözü kaşı matem tutmaktan kötü olacak” diye düşündüm. Matem tutup ağıt yakmaya başta Kıtany, Tatavı halkı olmak üzere

(K 12) General Udar geldi. Çin hakanlığından İşiyi Liken geldi. On bin ipekli, altın, gümüş, kısacası gereğinden fazla hediye getirdi. Tibet hakanından Bölün geldi. Batıda, güneşin battığı yerlerden Soğut Berçiker, Buhara şehri halkından general Nek, Oğul tarkan geldi.

(K 13) On-ok evladım Türgeş hakanından mühürdar Makaraç ile mühürdar Oğuz Bilge geldi. Kırgız hakanından Tarduş ile Inançu Çor geldi. Türbe ustası, tezyinatçı, taş yazıt ustası Çin hakanının yeğeni general Çang geldi.

Kuzey-Doğu Yüzü

Kül Tegin koyun yılının (27 Şubat 731) on yedisinde sonsuzluğa uçtu. Dokuzuncu ayın yirmi yedisinde matemini tamamladık (1 Kasım 731). Türbesini, süslemelerini, yazıt taşını maymun yılının yedinci ayının on yedisinde tamamen bitirdik (21 Ağustos 732). Kül Tegin kendisi otuz yedi yaşına gelmişti. Taş türbe yapacak olan ustayı, bunca süsleme sanatçısını Tuygun Eltever getirdi.

Güney-Doğu Yüzü

Bunca yazıyı yazan ben, Kül Tegin’in yeğeni olan Yollug Tegin yazdım. Yirmi gün oturup bu taşa, bu duvara tamamını ben Yollug Tegin yazdım. Gözde evlatlarınızdan, gençlerinizden daha iyi besliyordunuz, sonsuzluğa uçup gittiniz. …

Güney-Batı Yüzü

Kül Tegin’in altınlarını, gümüşlerini, ipeklilerini, varlığını, dört bin atlık sürüsünü koruyan Tuygut … beyim, prensim yukarıda gök oldukça … taş yazdım, Yollug Tegin yazdım.

Batı Yüzü

Batıdan Soğutlar ayaklandı. Küçük kardeşim Kül Tegin … hizmet ettiği için Türk Bilge Hakan …a küçük kardeşim Kül Tegin’i koruması için yerleştirdim. Ona İnençu Apa Yargan Tarkan unvanını verdim, onu yücelttim.